iki özgür kadının hayalleri ve sesleri

voicesvoices_3

Xu Xu Fang’in uğuru, Prefuse 73’nin desteği ve gerek müzikal, gerek toplumsal özgürlük anlayışları ile yükselen iki kadın sesi ‘Voicesvoices’bu yıl çok konuşulacak.

Enstrüman çalmayı bilmeyen iki kadın bir akşam psychedelic müziğin başkenti Los Angeles’ta Xu Xu Fang konserinde karşılaşırlar, tanışırlar ve içlerindeki müzik yapma isteğini birbirleriyle paylaşırlar. Arkadaşlarından gitar ve amplifikatör ödünç alırlar ve kendilerini müziğe bırakırlar. “Bu enstrümanlar, bu sesler ikimiz için de çok yeniydi. İyi veya kötü yaptığımızı bilmiyorduk, sesleri yargılamadık, tam tersine özgür bıraktık” diyen ikili Nico Turner ve Jenean Farris her anlamda özgürlük içeren Voicesvoices’ı bu şekilde hayata geçirmiş oldu.

Özgürlük derken… Bir müzik enstrümanını çalmayı bilmediğinde çok daha katıksız, kurallardan, şartlardan arınmış, çok daha özgür bir yaratıcılık alanına sahip olmaz mısın? Sadece hissettiğini çalar, bu şekilde devam eder ve hayal gücünde sınır tanımazsın ya… İşte bu sanatsal çapta özgürlük, ilhamlar ve işbirlikleri onların bu yolda sağlam adımlarla yürümeye başlamasına neden oluyor.

İlham kaynaklarına göz atarsak… Onlara soyut ilhamı veren şey statükoya karşı gelen ve hatta bazen bizleri rahatsız alanlara sürükleyen insanlar ve fikirler. Somut anlamda ilhamları ise Squarepusher’ın müzik tekniği, Patti Smith’in zaman tanımazlığı ve Laurie Anderson’ın entelektüalizmi. Onun dışında Aphex Twin, David Bowie, Portishead, Daedelus, Caribou, The Kills etkilendikleri isimler arasında…

Gerçek anlamda deneysel olan parçalarını Sounds Outside adı altında toplayıp 4 parçalık bir EP kaydettiler. Üstelik bir sanat galerisinde canlı olarak. Ardından Warp Records’dan Prefuse 73 onları yeni favori grubu seçmiş ve ikiliyi New York’a davet etmiş; yeni albüm kaydının sorumluluğunu üstlenmeye…İkili şehre geldiğinde Hecuba, Bat For Lashes, Warpaint gibi isimlerin plak şirketi Manimal Vinyl bünyesine katılmış ve yeni albüme çalışmaya başlamış.

Prefuse 73, nam-ı diğer Guillermo Scott Herren albümün yapımcılığını üstlenmiş. New York’da iki hafta boyunca onun stüdyosunda bu kayıt üzerine çalışmışlar. Hatta Guillermo o kadar misafirpervermiş ki, onlara yatağını vermiş, kendisi koltukta yatmış. Sounds Outside’daki parçalar üzerine yeniden çalışmışlar, vokalleri gözden geçirmişler ve bir de üstüne yepyeni parçalar eklemişler. Çok yakın bir zamanda dinleyebileceğimizin sinyalini veriyorlar.

Prefuse 73’nin Voicesvoices için bir yorumu var: “Onların müziğini bir kategoriye sokamıyorum. O kadar çok farklı şekillerde dinlenebiliyor ki…” Onları niye seçtiğini ise internet sitesinde 5 madde ile açıklamış. Hatta ikilinin ona ‘Happy Birthday’ söyleyişini bile anlatmış.

Albümün yeni parçalar eklenmemiş halini ve eski parçaların cilalanmamış ham versiyonlarını myspace’lerinden dinlenemiz mümkün. Tape Noon, adını Jim Morrisson’ın şiirinden alıyor. O kadar hayranlıkları var ki Morrison’a Nico bazen onun kızı olduğunu bile düşünüyormuş! Jenean’ın da pek aşağı kalır yanı yok; o da kendisinin Led Zeppelin davulcusu Jon Bonham’ın yeniden vücut bulmuş hali olduğuna inanıyor. Tekrar Tape Noon’a dönersek parça girişinde buram buram The Album Leaf kokuyor, hatta devamında da aynı adamdan çıkma Tristeza havasını bolca hissetmek mümkün. Armoniler, güçlü davul ve depresif gitarla birlikte romantik ama sert, sıcak ama soğuk, sade ama bir o kadar karmaşık bir giriş yapıyor albüme. Los Angeles’ta KXLU adlı gece kulübünde kaydedilen TriTwice da efektler ve cızırtılarla albümün psychedelic yönünü ortaya koyuyor. Baştan aşağı ürkütücü bir çizgiye sahip 3 dakikalık bir parça.

Neden Voicesvoices ismini tercih etmişler? Bunu şöyle açıklıyorlar; “Sadece ikimiz vardık, ikimizin sesleri, ikimizin müzikleri; tıpkı bir ayna gibi. Bu yüzden Voicesvoices ismini tercih ettik”. Nasıl ki özgürlük anlayışlarına müziklerinde rastlıyoruz, aynı şekilde bu ayna ikililiğine de albüme adına veren parça Sounds Outside’ın büyüleyici klibindede – piksel piksel ve kaleidoskopik bir video artdemek daha doğru olur sanırım – rastlıyoruz. Mutlaka izleyin!

Ayrıca bu iki özgür kadının gay evliliğe karşı çıkan kuralları protestoeden ‘No On Prop 8’ kampanyasının da destekçileri olduğunu okudum. Prefuse 73’nin elinden tuttuğu, devrimci ruhu elinden tutan, deneysellikte sınır tanımayan bu iki kadın özgürlüklerinin onlara açtığı geniş yolda bol destekçiyle, bol hayranla yol alacak, besbelli…

www.monomundo.com ‘BEATNIK’ dergisinin 10. sayısında yayınlanmıştır.

Yayınlandı:  on Eylül 2, 2009 at 2:12 pm Yorum Yapın
Tags: , ,

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://muzikdefteri.wordpress.com/2009/09/02/iki-ozgur-kadinin-hayalleri-ve-sesleri/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Leave a Comment