ziyaret bitti, artık ölme zamanı

the_dodos_2

Birileri The Dodos’a folk rock serpmiş, hatta bir de vibrafon eklemiş. Yeni albümleri ‘Time to Die’ ile The Dodos yeni karakterini ortaya koymaya kararlı.

‘Time to Die’ öncelikle bedava müzik anlayışından korkmayan bir albüm. Daha doğrusu bunu bedava olarak değil, özgür olarak nitelendiriyor. Çünkü The Dodos albümün adıyla kurduğu web sitesinde 15 Eylül’de çıkması beklenen albümün tamamını dinleme seçeneği sunmuş bizlere. Hatta Meric Long’un sevimli bir üslupla bizzat gözlerimizin içine bakarak konuştuğu bir videosu da mevcut anasayfada; “Albümü dinlemenizi ve hissetmenizi istedik” diyor. Bize de bu misafirperverliğe teşekkür edip, albümü dinlemek düşüyor.

Kısaca hikayelerine bakarsak… 2006 yılında Meric Long’un solo projesi olarak ‘Dodobird’ adıyla kurulmuş. İleride davulun başına Logan Kroeber geçirilince kuş kanatlanıp uçmuş, isimleri ‘The Dodos’ olarak şimdiki halini almış. Meric aşçılık, Logan da resim işini bırakmış; iki ev arkadaşı kendilerini müziklerine adamışlar. 2006’da ilk albümleri ‘Beware of the Maniacs’ı yayınladıktan sonra, daha çoklara isimlerini duyuran ‘Visiter’ albümlerini de 2008 yılında ortaya çıkarmışlar.

Yeni albümleri ‘Time to Die’ 15 Eylül’de French Kiss Records tarafından piyasada olacak. Peki The Dodos bu albümle ne kadar değişmiş derseniz, cevap net olarak ‘oldukça’. The Dodos akustik ve perküsyon ağırlıklı karakterini yine koruyor; ama bu kez üzerine biraz folk rock, biraz da tatlı melodiler eklenmiş. İki farklı ismin dokunuşu mevcut. Bunlardan birincisi The Shins, Fleet Foxes, Built to Spill gibi toplulukların yapımcısı Phil Ek… Albüme folk rock yağdırma fikri tamamen kendisinin eseri. İkinci dokunuş ise topluluğun artık ikili olarak değil, üçlü olarak geçmesine de vesile olan Keaton Snyder. O da kim derseniz, albüme tatlı melodi dediğim atmosferi veren vibrafonun sorumlusu.

Albüm ‘Small Deaths’ parçasıyla keyifli bir açılış yapıyor. Ardından gelen gitar ve davulun yer yer yükseldiği, sonlara doğru vokalin enstrümanlarla kapıştığı ‘Longform’ parçası biraz ‘Visiter’ albümünü anımsatıyor. Üçüncü parça ‘Fables’ albümün kalbi. Vibrafonun The Dodos’a kattığı eğlenceli havayı hissettiriyor. Akıllara kazınan nakaratı ve eğlenceli melodisiyle fazla tutulacak parça bu olacağa benziyor. ‘The Strums’, armoninin kendini gösterdiği parça; az buçuk Belle & Sebastian kokulu. Albümün beşinci parçası ‘This is A Business’ ise beklenmedik sertlikle diğer parçalardan kolaylıkla sıyrılıyor.

‘Two Medicines’ albümün en dinamik girişine sahip. Seri bir a capella ile açılan parça aralarda yine vibrafon enerjisiyle yerinde durdurtmuyor. 6.23 dakikalık parça ‘Troll Nacht’ ise vibrafon solo ile başlayan, ardından Meric’in gitar maharetini sergilediği bir parça. Oldukça akıcı bir melodiye sahip. Aynı şekilde sekizinci parça Acom Factory de gitar zevkini yaşatanlardan…

The Dodos bu albümle karakterini iyice oturtmuş. Sırada nasıl birşeyler var diye merak ederken Huey Lewis parçalarının yeniden yorumlanacağı bir toplama albüme katkıda bulunacakları haberini aldık. The Dodos armonileri ve vibrafonlarla bir ‘The Power of Love’ veya ‘Stuck With You’ cover’ı kulağa gayet hoş geliyor.

www.monomundo.com ‘BEATNIK’ dergisinin 9. sayısında yayınlanmıştır.

Yayınlandı:  on Temmuz 31, 2009 at 1:32 am Yorum Yapın
Tags: , , , , , , , ,

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://muzikdefteri.wordpress.com/2009/07/31/ziyaret-bitti-artik-olme-zamani/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Leave a Comment