Tiny Vipers’ın kaybedilenlerle kazanılanları, karanlığı aydınlatan umutları anlattığı yeni albümü ‘Life on Earth’ daimi sakinliğiyle bir meditasyon, iniş çıkışlarıyla olgun bir kadın gibi…
Fleet Foxes, The Album Leaf, Dntel, Iron and Wine, The Postal Service gibi bir künyeye sahip Sub Pop Records tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan Tiny Vipers’ın ikinci albümü ‘Life on Earth’ kendisinin adeta ‘artık olgunlaştığının’ bir delili gibi. Gerek elf güzelliği, gerek müziğindeki melankoli ile Joanna Newsom’a da zaman zaman benzetilen Jesy Fortino, nam-ı diğer Tiny Vipers 2007’de yayınladığı ilk albümü ‘Hands Across The World’den sonra bizi duygularla düşünmeye zorlayan bir albümle karşımızda…
‘Life on Earth’ Fortino’nun evinde kaydedilmiş ve daha sonra analog bir stüdyoda toparlanmış. Albüm, genelinde oldukça dokunaklı sözlere sahip; bulunmuş ama kaybedilmiş aşklar, gelmiş ama geçmiş gitmiş mekanlar… Plak şirketi albümü “geçmişi kullanarak geleceği aydınlatan bir fener” olarak nitelendiriyor. Gelecek geçmişi bir ateş gibi yok ediyor; çekilen acıların arkasında gizlenmiş olan galibiyetler ortaya çıkıyor. Tiny Vipers kötü sonu aydınlatan bir umuda dönüşüyor. Geçmişte yaşananların aslında sadece hafızamızda barındığını hatırlatıyor bize; ve umuda dair bir meditasyona katılıyoruz ‘Life on Earth’ ile…
Parçalar bu anlamlara uyumlu bir şekilde sade ve minimalist bir tempoyla akıp gidiyor. Yer yer inişler, yer yer çıkışlar yaşanıyor; geçmiş ve geleceğin, hüzün ve umudun, karanlık ve aydınlığın karşılaşması gibi. Tiny Vipers değişken vokalini hissiyatlara göre paylaşıyor; kimi zaman ihtiraslı ve hırslı, kimi zaman dokunaklı, kimi zaman oldukça ürkütücü…
Albümün çıkış parçası Dreamers… Aşk acısının yarattığı ağır yükün anlatıldığı parça, Tiny Vipers’ın yalnız gitarını ve meleksi sesini tamamen ortaya döküyor. Benzer duyguları barındıran diğer parça ‘Time Takes’te ise Fortino soruyor: “Am I crazy for feeling like I do?”… ‘Time Takes’ etkileyici sözleriyle tam da sona erdi zannederken tüyler ürpertici cızırtılarla sis düdüğü efekti devreye giriyor ve bir sonraki parça da aynı efektlerle başlıyor; “Young God”. Aynı parçada Tiny Vipers’ın ses değişkenliğine şahit oluyoruz; dokunaklı sözler ise malum…
Adını albüme veren 10 dakikalık parça ‘Life on Earth’ albümün tüm hissiyatlarını özetler şekilde; ama biraz sabır gerektiren bir parça. Açılış parçası ‘Eyes Like Yours’ adından da belli olacağı gibi melankolik bir girişi yapıyor bile. Ve ıslıklar… Cat Power’ın naifliğini anımsatan ‘Development’ ve ‘Tiger Mountain’ parçalarının sonlarında herkes, herşey susuyor; ıslıklar çok şey anlatıyor. Albümün ‘bence’ yıldızı ‘Twilight Property’ ise dolu dolu çan sesleri ve ürkütücü efektleriyle Tiny Vipers’ın isyankar bir ağıtı gibi…
www.monomundo.com ‘BEATNIK’ dergisinin 7. sayısında yayınlanmıştır.
