Röyksopp’un yeni albümü ‘Junior’ı dinledim. Bu albümde dört sürpriz -aslında ikisi pek de sürpriz değil, artık grubun elemanı gibi oldular- kadın vokal yer alıyor. Bunlardan birincisi daha önce ‘What Else Is There’de güzel sesi ve aksanı ile karşımıza çıkan The Knife ve Fever Ray kadını Karin Dreijer. Karin Dreijer Röyksopp ile birlikte ‘Tricky Tricky’ ve ‘This Must Be It’ adında iki parça yapmış. İkisi de oldukça güzel olmuş. İkinci sevindiren kadın vokal ise tam bir sürpriz oldu. Son 5 aydır takıntım olan Lykke Li! Lykke Li muhteşem sesi ile ‘Miss You So Much’ parçasını seslendiriyor, parçaya güzellik katıyor. Üçüncü sürpriz isim Robyn. Robyn de grup ile ‘The Girl And The Robot’ adlı parçaya imza atmış. Sesi bu parçaya yakışmış. Dördüncü isim ise Röyksopp’un daha önce de çalışmış olduğu bir kadın vokal; Anneli Drecker. Güzel vokal daha önce de ‘Sparks’ı seslendirmişti. Anneli Drecker bu albümde de üç parçaya birden vokal yapmış: ‘Vision One’, ‘You Don’t Have A Clue’ ve ‘True To Life’. Bence Röyksopp’a sesi en çok yakışan önce Anneli, sonra Karin… Anlaşıldığı gibi Röyksopp’un bu albümü neredeyse bu dört Kuzeyli kadının sesinden oluşuyor!




bu kadar geç keşfetmiş olduğuma inanamadım. süper bir blog yapmışsın özlem’cim. öperim.
junior ı ben de 2 günden beri sürekli dinliyorum.. dinlerken bir yandan da review ları okuyorum. farklı yaklaşımlar var gördüğüm kadarı ile. benim yorumum ise şöyle:
bir kere şu gerçek: melodi a.m. ve the understanding den sonra melodik eksiklik olduğu kesin. önceki 2 albümün bence çok çok üstün bir başarısı vardı iyi ve özgün melodi bulma ve iyi yorumlama anlamında. junior biraz daha diğerlerine benzemiş. müzikal yapıdaki incelikler, ufak ama hoş ayrıntılar devam ediyor fakat parçaların özünü oluşturan tat başka downtempo yada dance parçalarına kayıyor.
daha az vokal yapmışlar: bu bence çok da iyi bir fikir değil. keşke follow my ruin veya circuit breaker kalitesinde parçalar yine çoğunlukta olsaydı da kendileri vokal yapsalardı. what else is there gibi bir başyapıt yerine tricky tricky olunca Karin Dreijer in pek anlamı olmuyor. (bu yorum fazlaca ağır kaçtı.. neyse
happy up there e sözüm yok. çok özgün ve farklı, yeni bir şeyler katıyor müzik algılama adına.
the girl and the robot: diğerleri dediğim tarzda ama royksopp kalitesinde olunca çok hoş.. 2. numaram.
vision one: albümün en iyisi. hatta en iyi royksopp parçalarından olmuş. 2009 da müzik nasıl olmalı sorusuna cevap niteliğinde. vokaller, melodi, yüksek bpm de hüzün süper. Jeskola Buzz la yapmışlarsa şaşmam.. dinlemek yoruyor biraz ama bu iyi birşey.
Diğer şarkıları henüz algılayamadım.. Pek beğenmediğimden olsa gerek.. En iyisi Only this moment dinleyeyim ben biraz.
circuit breaker kalitesinde parçalar olsaydı fikrine katılıyorum, vokal seçimleri yine muhteşem, fakat az kullanılmış.. benim de albümde favorim vision one. happy up there fazla tanıdık geldiği için yeni bir parçaymış gibi dinleyemiyorum malesef. lykke li’ye gelince, ben röyksopp olsam daha fazla kullanırdım onu galiba
ve the girl and the robot gerçekten çok hoş olmuş, robyn’in sesi tamamıyla uymuş bence. you don’t have a clue parçasını da dinledikçe daha çok beğeniyorum. kapanış için de it’s what i want keyifli olmuş. ama benim albümle ilgili en net yorumum true to life parçası tam bir Madonna Confessions!
Visione One, daha önce Eri Nobuchika isimli japon bi hatunun albimünde Royksopp remix şekline 2006 da çıkmış..
http://www.imeem.com/hushfm/music/htuO7vyR/eri-nobuchika-sing-a-song-royksopp-i-kramsno-remix/
İngilizcesinin daha iyi olduğu kesin.