karakteristik düetler

İlk ikili Adem ile Havva, romantik ikili Romeo ve Juliet, asi ikili Bonnie ve Clyde; kadın ve erkeğin bir arada görünümlerinin farklı karakterlerinden birkaçı. İş işitselliğe gelince ben de her birinin müzik karakterleri birbirine uyumlu kadın ve erkek seslerin birbirinden farklı düetlerini düşündüm. İşte aklıma gelen birbirine bu kadar yakışan birkaç karakteristik sesin birlikteliği…


peaches30013__iggypop11Müziğin asileri; PEACHES & IGGY POP – Kick It

‘Fuck’ kelimesini cümle içinde en çok kullanan kadın vokallerden biri Peaches’dır şüphesiz. Sert şarkı sözlerinin yanı sıra Peaches’ın sahne şovu da bir o kadar sert. Peaches’ın yarı çıplak, erkeksi sahne performansını 2005 yılında Phonem by Miller kapsamında Yeni Melek’te izlemiştim. Sıra Iggy Pop ile yaptığı düetine gelince sahneye bir barkovizyon inmiş ve Iggy Pop’un görüntüsü belirmişti. Böylece yarı canlı, yarı dijital olsa da bu ikiliyi aynı sahnede izleme şansına erişmiştim. Müziğin vahşi adamı Iggy Pop da sert performansların ve iddialı parçaların maskülen sesi. Rock’n Coke’daki sahnesini izleyicilerden hiçbirinin unutamayacağına eminim. ‘Kick It’ de bu ikilinin kavga edercesine söylediği, iki asi sese yakışır; “I wanna be your cat, screw that! I’m not sixteen but I got leather boots and suede, ah, go fuck your pain away” diyen bir parça.


Film gibi bir düet; THE MAKE UP & HEATHER WORLEY – Hey Joe3450261

Jimi Hendrix’le tanınan meşhur Billy Roberts parçası ‘Hey Joe’nun bugüne kadar en çok cover’ı yapılan parçalardan biri olduğu kesin. Patti Smith, Robert Plant, Seal, Slash, Nick Cave and The Bad Seeds, Duman bunlardan sadece birkaçı… Ama bence bu film gibi parçayı en güzel yorumlayan 80’lerin Washington’lı punk grubu The Make Up. The Make Up’ın yırtıcı sesine bu parçada hiç bilinmeyen bir isim, – ki duyduğum en seksi kadın seslerinden biri – Heather Worley adında biri eşlik ediyor. Sevgilisini başka bir erkekle birlikte olduğu için vurup, Meksika’ya kaçmayı planlayan Joe’nun hikayesini anlatan parçada Heather Worley’nin büyüleyici sesine şahitlik etmekten zevk alıyorum. Aralarda sert gitarların girdiği şarkının sürprizi ise değiştirilmiş şu sözleri (Joe telefonda sevgilisine söyler): ““Baby, I wanna come home from Mexico, wanna turn the lights down low, turn up your stereo”.


antony1_cervantes3antony33 Dokunaklı sesler; COCOROSIE & ANTONY AND THE JOHNSONS – Beautiful Boyz

Bugüne kadar izlediğim en güzel konser kesinlikle Antony and the Johnsons olmuştu. Hatta bence Surp Agop Hastanesi’nin Şan Tiyatrosu’nda José Gonzales ile güneşi batırıp, tüm gece Antony’nin tüyler ürpertici sahne performansına tanıklık eden herkesin bugüne kadar izlediği en güzel konserdi. Antony Hegarty’nin hüzünlü sesine yakışabilecek tek kadın vokal olsa olsa Cocorosie olurdu zaten. Nitekim Cocorosie’nin isyankar vokalinin Antony’nin sesi ve piyano dokunuşları ile bir araya geldiği etkileyici parça ‘Beautiful Boyz’ hapishanede yaşanan bir aşkı anlatıyor. Geçen sene If Film Festivali’nde izlediğim ‘The Eternal Children’da iki ismi bol bol bir arada görmüş, beraber canlı performans sergiledikleri her yerde bulunmayı istediğimi fark etmiştim. Umarım bir gün iki ismi bir arada sahnede izleme şansını elde ederim.


29983672

thomyorke151

Tehlikeli ikili; RADIOHEAD & PJ HARVEY – This Mess We’re In

Thom Yorke’nin depresif sesi, PJ Harvey’nin karizmatik vokaliyle birleşip; üstüne bir de modern şehirde aşk konu edilirse ancak bu kadar etkileyici bir parça çıkar ortaya. PJ Harvey’nin “The city sun sets over me” cümlesini dupduru sesiyle ara ara söylemesi, Thom Yorke’nin PJ’e “Night and day, I dream of making-love to you now baby. Love-making, on-screen, impossible dream” demesi şüphesiz parçanın yok edici anları. Şehrin kalabalığıyla çelişkili bu mükemmel seslerin birlikteliği dinlemeye doyulmaz bir şarkı ortaya çıkarmış oluyor. “And thank you. I don’t think we will meet again”…


58724842

2166697

Kuzeyden gelen sesler; THE KNIFE & JAY JAY JOHANSON – Marble House

İsveçli iki müthiş ses, başarılı bir klip, etkileyici bir melodi. The Knife’ın Röyksopp parçası ‘What Else Is There’ ile tanınan vokali Karin Dreijer’in yine İsveç aksanlı İngilizcesi ile eşsizleştirdiği ‘Marble House’a Jay Jay Johanson’un karakteristik sesi eşlik ediyor. Jay Jay ve Karin’in seslerinin birbirine bu kadar uyması İsveçli olmalarından mı gelir bilinmez, ama bu birlikteliğin defalarca dinlense bile sıkmadığı kesin.


nina-persson-manic-street-preachers2Sıcak bir ikili; MANIC STREET PREACHERS & NINA PERSSON – Your Love Alone Is Not Enough

İngiliz Manic Steet Preachers’ın ‘samimi’ sesli vokali James Dean Bradfield’dan başka bu parçayı bu kadar eğlenceli söyleyecek pek isim gelmiyor aklıma. Bir de onun vokaline en çok yakışan Cardigans solisti Nina Persson’ın sevimli sesi de eklenince ortaya kıpır kıpır bir parça çıkıyor. Aynı şekilde Persson’dan başka bir vokal seçilseymiş, parçanın hissiyatı da bambaşka olurmuş. İki sene önce Rock’n Coke’da sahne alan Manic Street Preachers bu şarkıyı söyleyecek mi diye merak ediyordum. Hatta Peaches’ın Iggy Pop ile yaptığı gibi bir barkovizyonda Nina Persson çıksa da karşılıklı söyleseler diye düşünmüştüm. James Dean Bradfield parçayı tek başına seslendirdi. Her ne kadar Persson’ın muzur katılımı olmasa da, yalnız Bradfield’lı versiyonu da oldukça eğlendirdi.


151289

3087577Warhol’un ikilisi; THE VELVET UNDERGROUND & NICO – Femme Fatale

60’ların en çok ses getiren ve günümüze kadar birçok gruba ilham kaynağı olmuş öncü gruplardan The Velvet Underground, 1967’de Alman model Nico ile bir araya gelerek Andy Warhol yapımcılığında bir albüm çıkarmıştı. Warhol’un meşhur muz tasarımlı albüm kapağı ile de bilinen bu albümdeki her düet kuşkusuz çok güzel. Ama The Velvet Underground’un öncelerde Lou Reed ile birlikte seslendirmiş olduğu ‘Femme Fatale’ı bu albümde Nico’nun yorumuyla dinlemek apayrı. Bence kendisi de bir ‘femme fatale’ olan Nico’nun nostaljik sesi ve The Velvet Underground’un kusursuz müziğinin bir arada bulunduğu bu albüm tam koleksiyonluk!


201813912

2718137

Yumuşacık sesler; KYLIE MINOGUE & NICK CAVE – Where The Wild Roses Grow

1999’da ilk kez klibini izlemiştim. Nick Cave’in karizmatik sesi ile Kylie Minogue’un puslu vokali çok zıtmış gibi düşünülse de oldukça birbirine yakışmıştı. Etkileyici düetin masalsı klibi de en az şarkı kadar konuşulmuştu. Nick Cave’in cansız Kylie Minogue’a verdiği gül ve “and i kissed her goodbye, said, all beauty must die” sözleri bu yumuşacık parçanın tüyler ürpertici finalini yapıyor.

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://muzikdefteri.wordpress.com/2009/01/15/seslerin-karakteristik-birlikteligi/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Leave a Comment